RSS

yeni blog: “erginbay-siirleri”

Şiirlerim Temmuz 2015’ten bu yana yeni blog sayfamda :

1-baslik-foto-yeni

http://erginbay-siirleri.blogspot.com.tr/

………

 
 

Dallarımda Kar

 

dallarimda-kar

 

Dallarımda Kar

 

Gün benim neyimdi, bilemeden geçti yıllar.

Nice bulutlar süzülüp geçti yanağımdan,

köklerimi yanıltmadı toprak;

ah olmasaydı kabuğumdaki bu tanıklıklar.

 

Gün benim neyimdi, şimdi dallarımda kar;

içimde sakin bir hasret var.

 

Yolda olduğumu bilirdim, yol benim ikizimdi;

tohum ışırdı yapraklarımın arasından, yol bunu bilirdi.

Kar gizlerimizi vururdu yüzümüze:

aşk aydınlığındaydık o zamanlar.

 

Dağa boy verdim, açtım kendimi;

yan yana oluşumuza sevindim.

Dilini anladım, dilimle çözüldüm;

mevsimlerin neremizden geçtiğini gördüm.

 

Sularını dolaştır aynalı patikamdan,

işte terimi sildim.

 

Hiç anlamasam da olur; gün benim neyimdi,

şimdi dallarımda kar;

içimde sakin bir hasret var.

O kadar..!

Şerif Erginbay

 

 
Yorum yapın

Yazan: 03 Ocak 2016 in uncategorized

 

Gev Kemiği, -Şairin Ölümü Üstüne-

Gev Kemiği

 

                 -Şairin Ölümü Üstüne-


“Kuş ölünce Gev Kemiği’ni kırmak gerek”, dedi kadın:

“Değilse sonsuza dek acı çeker.”


Şairi ellerinden tutup yere yatırdı, göğsünün üstüne oturdu, ata biner gibi.

Sonra panter gibi sıçradı, neredeyse çınarın alt dallarına kadar ve bütün gücüyle indi şairin göğsüne: kaburgaları güneşte gevremiş bir sepet gibi çatırtıyla kırıldı.


Son soluğuyla sordu şair: “Neden yalnızca Gev Kemiği’mi kırmadın?”

Kadın: “Eğe kemiklerinden birisi olduğunu gördüm düşümde ama hangisi olduğunu bilmiyorum ki!”


“Yazılacak şiirim kalmadı mı artık?”


Yanıt yerine gölgeli bir gülümseme bıraktı kadın şairin üstüne.


Son duyduğu dalda bir mavi kuş şarkı söylüyordu: gökte yankılanan sesiyle.

Şerif Erginbay gev-kemigi (2)

 
Yorum yapın

Yazan: 03 Ocak 2016 in uncategorized

 

Tepe’nin Çocukları

tepenin-cocuklari

Fotoğraf: “Tepe”; Murtiçi’nden Taşlıca’ya bakışla.. Akseki / Antalya

Tepe

-Bir Düşülkenin Yurt Edinme Öyküsü-

l
Ben tek başımaydım. Çocukluğumun kıyısında yüzdürüyordum
taşlarımı. Sonra onlar geldiler: Düşlerine boyun eğen dik kafalılar!
Kocaman yürekleriyle yorumladılar hayatı. Çocukluk düşlerimiz
saçıldı orta yere: Birbirine karışan izlerin taradığı bellek.
Kim eğilmeden geçip gidebilir onun gölgesi önünden
yaşamı karşılamaya!

ll
Düşlerimize yer aradık.
Erden argıtlar yol verdi. Birkaç adımda özgürlüğü denedik.
Yazgımızı karıştırdık bir tepeninkiyle. Bazen bungun aylar çevirdi
sayfaları. Bazen şimşekler yılları böldü. Gündeşti acı ve coşku
orağın adaletinde. Savruluyordu her şey imgelemin
o daracık harman yerinde.

Açık yüreklilikle ulaşıldı oraya. Yıllanmış yenilgilerin kahrıyla
kabaran toprak yadsımadı hiçbir adımı. Çakmaktaşlarının insafsız
sınavında berkitildi beden ve tin. Çocuklar parmak uçlarından
başlattılar özgürlüğün yürek atışlarını. Ve “Tepe” oldu orası.

Geri dönmeyi yedekleyerek yola çıkanların paramparça oldu
düşleri kayalıklarda.

Düşbazlar yankılarını bile götürdüler sır gibi sakladıkları
aldaçlarının terkisinde.

lll
Tohumun çıtlayan ürpertisini, yorgun toprağın aceleci su içişini
bir ikindi vakti öğrenebilir Tepe’nin çocukları. Kanatlarında güneşin
altın tozlarını taşıyan arının gizini, dupduru bir öpüşün
bütün ömre sığabileceğini bir ikindi vakti öğrenebilirler.

Öğrenirler ve susarlar!

Susarlar: Tepe’de kocaman üşür ay!
Kocaman düşlerin gebeliğinden. Bir şafak öncesi fırlayıp gidebilir
gecenin en dingin yerinden.

Yalnızlığın gökadasında açar düşülkenin göğem çiçekleri.
Kaygıların toprağında ışıldaklardır. Umudun gölgesinde
hep yanacaklar… hep yanacaklardır…!

Şerif Erginbay

 
Yorum yapın

Yazan: 07 Mart 2015 in "şiir-kart"

 

ad bir çiçektir, geniş zamanlar, dar köprü / e-kitap

JPG-ekran-ABC

JPG-ekran-GZ

JPG-ekran-DK

pdf-ekran-ABCEPUc

pdf-ekran-GZEPUB-gz

pdf-ekran-DKEPUB-dk

 

 

Etiketler: , ,

Çoğul Yanar

Isolated rose

Çoğul Yanar

 

Rüzgar;

camdan yüzünü yalayan, saçlarını dağıtan,

ömrün kör kavşağını göremeyen rüzgar,

kör olmuş bakışlarının boşluğunda; esme..!

 

Yollar;

götürmesen canı, bozsaydın tekerin hesabını;

patikalar; saklı umudu ezilip çiğnenmiş çiçeğin

elleri bembeyaz, değmedi daha aşka; kesme..!

 

Ay ağlar;

yitirmiş yüzünü, dere boyunca ıslık çalar.

Çakmak: beden çırağ; dağları yutar is kokusu;

gider uzaklara, saçlarında hiç dinmeyen rüzgar;

 

Çoğul yanar,

gözyaşı ülkesi dağ taş, caddeler sokaklar,

evlerin yalnız köşeleri ağlar; kalbin avuntusu

bileklerimiz kan, dinmiyor acılar; ey rüzgar; esme..!

Şerif Erginbay

 
Yorum yapın

Yazan: 16 Şubat 2015 in "şiir-kart"

 

Zeki Erginbay 1948 – 1977

zeki erginbay

ZEKİ ERGİNBAY

Ad bir çiçektir, derdi köyün bilge kadını: Yaşlı, okumasız yazmasız, dağların ırmakların belleği!

İlk gençliğim yolunu ararken portakal bahçelerinde içilen şaraplarda, meydanlarda omuz omuza, örgüt evlerinde okunan kitaplarda, sabahsız sigaralarda çaylarda; senin işkence izleri ve kurşun yarasıyla örselenmiş cansız bedenin 2 Şubat 1977’de bir çığ gibi düştü üstümüze Zeki Erginbay!

Bir çiçek adın dünyanın yaşında. Her eksik yaşam alınmamış bir intikamdır hayattan; ölümün borcunu üstüme aldım, adını adıma. Alındım üstüme üstüme dünyanın karanlığını, hoyratlığını gecelerin ve güneşli günler umuduyla yeşerdim.

Yeniden öğrendim:

Ad bir çiçektir kalbin üstüne.

ŞERİF ERGİNBAY

 
Yorum yapın

Yazan: 03 Şubat 2015 in "şiir-kart"

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: